Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İ.Ethem Büyükköse

Karamanlı Don Kişot Dokunulmazlık Peşinde mi?

Don Kişot, İspanyol yazar Miguel de Cervantes tarafından kaleme alınan klasik bir romandır. İlk olarak 1605 ve 1615 yıllarında iki bölüm halinde yayımlanan bu eser, Batı edebiyatının kurucu metinlerinden biri olarak kabul edilir ve genellikle ilk modern roman olarak değerlendirilir. Pek çok tanınmış yazar tarafından “tüm zamanların en iyi kitabı” ve “dünya edebiyatının en merkezi eseri” olarak nitelendirilen Don Kişot, aynı zamanda dünyanın en çok tercüme edilen kitaplarından biri ve tüm zamanların en çok satan romanları arasındadır.

Romandaki baş karakter Don Kişot’un herkes tarafından bilinen hikâyesi, yel değirmenlerini düşman zannederek onlara savaş açmasıdır. Kendisine olmayan bir düşman yaratarak, hayranı olduğu Orta Çağ şövalyeleri gibi kahraman olmanın peşindedir. Cervantes, yarattığı bu karakter üzerinden hiciv sanatının en etkileyici örneklerinden birini ortaya koymuş ve esere derin felsefi anlamlar yüklemiştir. Benim de hayranlık duyduğum bu eser, halk arasında “Don Kişot” tabirinin “ucuz kahramanlığa soyunanlar” için kullanılmasıyla popüler kültürde farklı bir anlam kazanmıştır.

Gelelim bizim Karamanlı Don Kişot’a…

Basına dağıttığı ulufeler sayesinde yapay gündemler oluşturan ve kendine icat ettiği düşmanlarla kahraman olmaya çalışan Karamanlı Don Kişot’un hikâyesi dikkatimi çekti. Şehrin gerçek sorunlarını suistimal edip, yapay gündemler ve yapay düşmanlar üzerinden kendini kahraman ilan eden bu kişi, arkasına aldığı bazı basın mensuplarıyla birlikte göstermelik bir savaşın içinde görünüyor.

Üstelik milliyetçi ve muhafazakâr olarak kendini tanımlarken, gerçek manada bir milliyetçi-muhafazakârın sahip olması gereken erdemlerden yoksun bir görüntü sergiliyor. Hayır işlerini manşet manşet yayınlatırken, muhafazakâr kesimin temel değerlerinden biri olan “sağ elin verdiğini sol el görmeyecek” düsturundan bihaber bir şekilde hareket ediyor. Riyakârlık ise cabası.

Tam da bu Karamanlı Don Kişot’un yaptıklarına bir anlam vermeye çalışırken, geçmişteki siyasi hamleleri aklıma geliyor. Israrla siyasete girmeye çalışıyor ve çoğunlukla kabul görmüyor. Bu da aklıma bazı soruları getiriyor: Don Kişot, yenilen pehlivan güreşe doymaz misali hırslanarak mı tekrar sahneye çıkıyor, yoksa tedirgin olduğu konular var ve bir siyasi dokunulmazlığa mı ihtiyaç duyuyor?

Zaman nelere gebe, yaşayıp göreceğiz…

Yazımı gerçek Don Kişot’tan bir alıntıyla bitiriyorum:

“İnsanoğlunun düştüğü hatalardan biri de başkalarını eleştirmekten kendisini tanıyacak zaman bulamamasıdır.”

(Miguel de Cervantes – Don Kişot)

YORUMLAR

2 adet yorum var

  1. Cervantes gerçek bir kara mizah üslubuyla çok üst düzeyde eleştiri yapıyor. Burada Donkişot bir eleştiriye maruz kalıyor diye düşünmek olanaksız. Çünkü Donkişot eleştiri konusu her davranış ve karakter konusu kahramanların bir bileşkesidir. Öyle olduğu için zamanın eleştiriye muhatap olan seçkinleri, soyluları ve aydınları, eleştirileri üstlerine almayı düşünmemişler bile.
    Sonuçta senin Donkişot’un da alınmayacaktır.

  2. Dergide yazmak için bahaneler uydurmuyorum Ethem. Çalakalem bireyler yazmaktansa uygun zaman ve konu ile değer bulan bir şey olsun isterim. (Tam güncel Donkişot değil mi 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER