Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İ.Ethem Büyükköse

Karaman’da Köşe Kapmaca Oynayanlar

Karaman’ın son 45 yılına şahit olan sade bir vatandaş olarak bazı analizler yapıp bulduğum sonuçları paylaşma ihtiyacı hissettim. Bu süre zarfında Karaman’ın il olduğu andan itibaren gelen bütün valilerini, son sekiz belediye başkanını, 19. ve 28. dönem arasındaki tüm milletvekillerini ve son 30 yılın Karaman’da siyaset yapan tüm aktörlerini gördüm, tanıdım. İster istemez bir kıyas ihtiyacı doğdu.

Bizimle aynı dönemde il olan Aksaray, coğrafya, sosyolojik yapı, ekonomi, iklim gibi birçok açıdan kıyaslamaya uygun bir örnek olabilir. Analiz yapabilmek için mutlaka sayısal verilere ihtiyaç vardır ve bu noktada yalnızca bir veri paylaşacağım: 2023 yılında Karaman’ın ihracatı 314 milyon 877 bin dolar olarak gerçekleşirken, Aksaray 1 milyar 605 milyon dolarlık ihracat ile Türkiye’de 23. sırada yer almış ve 58 ili geride bırakmıştır. Elbette sadece ihracat rakamları iki şehrin refah seviyesini kıyaslamak için yeterli değildir, ancak önemli bir göstergedir.

Bu kıyastan şu sonucu çıkarmaktayım: Karaman, tüm yönleriyle potansiyelini ortaya koyamamakta, iddialı ve vizyoner projeleri sürdürememektedir. Sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda bu potansiyelin değerlendirilmemesinin temel sebebi; doğru siyaset, sağlıklı iletişim ve makro düzeyde planlamanın eksikliğidir. Bunlar gerçekleşmeden şehir, kabuğunu kırmakta zorlanmaktadır.

Son günlerde gündem olan bazı olaylar da bu tespitimi doğrular nitelikte. Yaşanan ve giderek şiddetlenmesi beklenen su krizi, bu mesele üzerinden gündem yaratmaya çalışanların tavırları ve iletişim yöntemleri bana samimi ve yapıcı gelmiyor. Böylesine önemli bir konuda sadece “kahraman olmak” güdüsüyle verilen demeçler ve ciddi çözüm önerileri sunulmaması, bu söylemleri gerçeklikten uzaklaştırmaktadır. Bir sorunu dile getirenlerin, eleştiri yapmanın ötesinde reel ve uygulanabilir çözüm önerileri de sunması gerekir. Aksi takdirde bu durum, Türkiye tarihinde sıkça rastlanan boş vaatlerden öteye gitmez. Bu konu, siyasi bir amaç uğruna ‘köşe kapmaca’ oynamaktan çok daha önemli bir konudur.

Su Krizinin Temel Sebepleri

Su krizi bugünün meselesi değildir. Son 20 yıllık süreci gözden geçirmek gerekiyor. Karaman’da şehir şebekesine verilen suyun %30’undan fazlası kayıp-kaçak durumundadır. Şehirdeki su şebekesinde bulunan ve ömrü en fazla 30 yıl olan asbest borular, bu kayıp-kaçak oranının en büyük sebebidir.

Bunun yanı sıra, Karaman Belediyesi’nin “ucuz su” vaadiyle seçim kazandığı ortadadır. Oysa su, dünyanın en kıymetli kaynaklarından biridir. Su krizinin çözülmemesi halinde bunun farkına ancak iş işten geçtikten sonra varacağız. Devlet politikaları bile su stratejileri üzerine inşa edilirken, bu kadar önemli bir konunun popülist politikalarla ele alınması, halkın da bu söylemlere kapılması geleceğimizi riske atmaktadır. Su fiyatlarının düşük tutulması, gereksiz su tüketimini artırarak bu krizi daha da derinleştirmektedir. Araç yıkamak, bahçeleri sulamak gibi bilinçsiz tüketim alışkanlıkları, içinde yaşadığımız topluma yapılan en büyük ihanettir. Ne yazık ki seçim kampanyalarında bu durum suistimal edilmekte ve halk da bu tuzağa düşmektedir.

Su krizinin en büyük sebeplerinden biri de tarımsal sulama tekniklerinin bilinçsizce uygulanmasıdır. Karaman’da özellikle mısır üretimi sırasında büyük miktarda su kullanılmaktadır. Mısır ekimi kısa vadede kazanç sağlarken, uzun vadede şehre ve ülkeye büyük zarar vermektedir. Bu konuda bazı önlemler alınmaya başlanmış olsa da artık geç kalınmıştır.

Bu üç madde, yaşanan ve yaşanacak olan felaketin temel sebepleridir. Peki, bu konuda kim suçlu? Sadece devlet politikalarını eleştirerek, seçim vaadi olarak sunulan ucuz suya oy vererek ve kısa vadeli kazanç uğruna mısır ekiminden vazgeçmeyerek aslında kötü gidişatı bizler hazırlamadık mı? Yani amiyane tabirle hırsızın hiç mi suçu yok?

Çözüm İçin Ne Yapılmalı?

Bu su sorunu, Karaman ve ülkemiz için hayati bir meseledir. Ancak bu konuyu gündeme getirenlerin yalnızca muhalefet söylemleriyle gündem yaratmaktan öteye geçerek, gerçekçi ve uygulanabilir çözüm önerileri sunmaları gerekmektedir. Bu konu, yapay gündemler oluşturularak çözülemez. Karaman’ın tüm dinamikleriyle bir seferberlik başlatmadan, bu sorunun çözümü imkânsızdır.

Su politikalarının yeniden düzenlenmesi, suyun gerçek değerinin halk tarafından anlaşılması, kayıp-kaçak oranının minimize edilmesi ve bilinçsiz tarımsal sulamanın önüne geçilmesi için adımlar atılmalıdır. Su, geleceğimizdir. Eğer bu konuda ciddi ve kararlı politikalar hayata geçirilmezse, bizleri çok daha büyük krizler beklemektedir.

Vesselam…

YORUMLAR

Bir adet yorum var

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER